İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Kaşif

Kars’ta Görülmesi Gereken Tarihi Yerler

Kars’ta Görülmesi Gereken Tarihi Yerler
+ -

Kars’ta Görülmesi Gereken Tarihi Yerler, yıllardır farklı milletlere, kültürlere ve inançlara ev sahipliği yapmıştır.  Anadolu’nun tarihi açıdan önemli şehirlerinden olan Kars, kış ve tarih turizminin önemli şehirlerinden biri durumundadır. Özellikle kış mevsimde zamanı olanların Doğu Ekspres farkıyla keyifli ve uzun bir yolculuğun ardından vardıkları bu nadide şehir, insanıyla, kültürüyle ve tarihi dokusuyla yerli ve yabancı ziyaretçilerine keyifli zaman geçirmek adına birçok olanak sunuyor. Urartular’dan günümüze önemli bir yerleşim alanı olması nedeniyle de farklı kültürlerin tarihi mirasını bünyesinde barındırıyor. Eğer ki Kars gezisi planlıyor ve hangi tarihi mekânları ziyaret edeceğinizi bilmiyorsanız çalışmamıza göz atmadan geçmeyin.

Kars’ta Görülmesi Gereken Tarihi Kars Kalesi

Kars’ın en eski yapılarından biri olan Kars Kalesi’nin Urartular zamanında M. Ö. 8. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Kale tarihi süreç içerisinde, Pers, Sasani, Roma, Bizans, Ermeni, Selçuklu, Moğol, Timurlu, Akkoyunlu, Osmanlı ve Rus hakimiyetinde kaldı. Bilinen ilk onarımını 771 yılında geçirdi. İkinci büyük onarım ise 1153 yılında Saltuklu Veziri Diruz Şah tarafından yapıldı. Bu süreçte çeşitli onarımlardan geçen kale, 1579 yılında Osmanlı veziri Lala Mustafa Paşa tarafından yeniden onarıldı ve etrafı başka yapılarla şekillendirildi. Bu onarım ve yaptırılan binalarla Kars bir Osmanlı şehri görünümüne kavuştu. Ancak bir sınır kalesi olduğundan tarihsel süreçte hiç huzur bulamadı. Birçok tahribata uğrayan kaleye Cumhuriyet döneminde yenileme çalışmaları yapılmıştır. Ayrıca Kale ünümüze kadar da ulaşmıştır.

Kars’ta Görülmesi Gereken Tarihi Ani Harabeleri

Kars denilince akıllarda canlanan ilk tarihsel imge şüphesiz ki Ani Harabeleridir. Kars’ın Ocaklı köyü sınırında bulunan tarihi mekânın, milattan önce dört binlerde Urartular’la başlayan merkezi yerleşim alanı olma özelliği, 17.yüzyılın sonlarında terk edilmesiyle son buldu. Harabelerin İpek yolu üzerinde bulunması nedeniyle birçok farklı kültüre ev sahipliği yapmasına neden olsa da bu durum çok sayıda saldırıya maruz kalmasını da beraberinde getirdi. Bizans ve Ermenilerin ellerinde olan Ani Harabeleri 1064’de Selçuklu ordusu tarafından kuşatılmıştır. 25 gün süren bu kuşatmadan sonra Türklerin hakimiyetine geçmiştir. Uzun süre Türklerin hakimiyetinde kalan alan, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra Çarlık Rus istilasına uğradı, 1920’den itibaren de Ani, yeniden Türkiye Cumhuriyeti sınırlan içerisinde kalarak varlığını sürdürdü.

Kars’ta Görülmesi Gereken Tarihi Taş köprü

Doğu’nun incisi Kars’ın mimari açıdan değerli olan bir diğer tarihi yapısı ise Taş Köprü’dür. 1579 yılında Osmanlı Padişahı III. Murad’ın emri ile Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan köprünün tamamı düzgün kesme bazalt taşından yapılmıştır. 1725’te köprünün yıkılan bölümü Hacı Ebubekir tarafından yaptırılmıştır. Kars’ın sembol yapılarından olan Taş Köprü günümüzde halen daha işlevini devam ettirmekte. Kars’ta Görülmesi Gereken Tarihi Yerler

Kars’ta Görülmesi Gereken Tarihi Kümbet Camii (Havariler Kilisesi)

İki farklı dine ev sahipliği yapan ve günümüzde İslam ibadethanesi olarak kullanılan Kümbet Camii, geçmişi itibariyle kilise olduğundan eski adıyla “Havariler Kilisesi” olarak da bilinir. Yapının tam olarak hangi tarihte inşa edildiği bilinmese de 10. yüzyılda Kars ve çevresinde Bağratlılar hakim olduğundan onlar tarafından yapıldığı ihtimal dahilindedir. Bunun dışında yapının 940’lı yıllarda Hristiyan olan Kıpçak Türkleri tarafından yapıldığı da düşünülmektedir. 1878-1918 yılları arasında Ortodoks Kilisesi olarak kullanılan yapı 1918 itibariyle camiye dönüştürülmüştür. Günümüzde ise Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak işlevini sürdürmektedir.

Kars’ta Görülmesi Gereken Tarihi Kazım Karabekir Camii (Yanık Kilise)

Bulunduğu konum ve stratejik önemi nedeniyle birden farzla kültür ve inanışa ev sahipliği yapan Kars’ın kozmopolit yapısını destekleyen bir diğer mimari yapı ise Yanık Kilisesi’dir. Kilise, 19. yüzyılda Çarlık Rusya’nın işgal sonrası bölgeye yerleştiği sıralarda yapılmıştır. İşgalin kalkması ile birlikte Cumhuriyet döneminde önce halk evi sonra ise sinema olarak kullanılmıştır. 1970’li yıllarda geçirdiği yangında ağır tahrip oluşması kilisenin tarihi dokusunu ciddi şekilde zedeledi. Restorasyon çalışmalarından sonra tekrar hayata döndürülen yapı, günümüzde ise Kazım Karabekir Camii olarak kamuya hizmet vermekte.

Katerina Köşkü

Sarıkamış ilçesinde Çar 2. Nikola tarafından 19. yüzyılın sonlarına doğru yaptırılan Katerina Köşkü, Baltık mimari tarzında yaptırılan önemli bir yapıdır. Kışlık av köşkü olarak kullanılmak amacıyla yapılmıştır. Orman içerisinde bulunan köşk, özgün mimarisi ile ziyaretçilerini kendisine hayran bırakıyor. Ayrıca Sarıkamış’ı gören harika manzarası Katerina Köşkü’nü ayrıcalıklı kılıyor. 1994 yılına kadar askeri amaçlı kullanılan yapının mülkiyeti hazineye devredilmiştir. Günümüzde ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olan köşk ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor.

Ebu’ul Hasan-ı Harakani Türbesi

Tarihi dokusuyla Türkiye’nin önemli şehirlerinden olan Kars’ta bulunan bir diğer önemli tarihi yapı ise Ebu’ul Hasan-ı Harakani Türbesi’dir. Mevlana ve Baheaddin Nakşibend gibi önemli tasavvuf isimlerinin manevi hocası olarak görülen Harakani 1033 yılında Selçukluların Anadolu’ya girmek için verilen mücadele sırasında şehit düştü. Kars’a olan özel ilgisiyle de bilinen Harakani’nin naaşı Kars’a gömülmüştür. 1579 yılında Lala Mustafa Paşa tarafından inşa ettirdiği kabri zamanla külliyete dönüştü. Günümüzde de bu değerli yapı türbe olarak ziyarete açık durumdadır.