İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Türkiye Cumhuriyeti

12 Adalar Sorunu Nedir?

12 Adalar Sorunu Nedir?
+ -

Adalar sorunu son 100 yıldır atağa geçen, başta Yunanistan ve Türkiye arasında yaşanmakla birlikte; İngiltere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Fransa gibi ülkelerin de gündeminde fazlaca bir yer işgal eden ada krizidir.

Ege Denizinin tam göbeğinde bulunan 12 Adalar, başta Türkiye ve Yunanistan’ı ilgilendirmekle birlikte, birçok devletin odağı konumundadır. Adaların bu denli rağbet görmesinin sebebi ise, Ege Denizinin tamamına yayılmış olan bu adaların aracılığı ile, ülkelerin bu naçizane deniz sahanlığından imtiyaz kopartmak istemeleridir. Bu adalar 2714 km kare büyük ile hatırı sayılır bir büyüklüğe de sahiptir.

Adalar Sorununun Öncesi

Şimdi ise sizlere 12 Adalar hakkında oluşan bilgi kirliliğini en az seviyeye indirgemek için, bu adalar hakkında biraz bilgi vereceğiz. Öncelikle 12 Ada nerede, nasıl kaybedildi gibi soruların cevabını verelim. Ege denizinde bulunun bu adalara Osmanlı İmparatorluğu yüzyıllar boyu hüküm sürmüştür. Ancak 1912 tarihinde, Trablusgarp savaşı sonucu İtalyanlara, Uşi antlaşması ile teslim edilmiştir.

Diğer adıyla Menteşe Adaları niye geçen bu adalar, günümüzde Yunanistan’a bağlı bulunmaktadır. 12 Ada dediğimiz zaman, bu isim sizi yanıltmasın. Bu adaların geneline baktığımız zaman; 14 büyük ada ve 6’dan fazla da küçük adayla birlikte 20’den fazla adadan oluşmaktadır.

Türkler ve Menteşe Adaları

Bu adaların nasıl kaybedildiğine değinilmeden önce, nasıl kazanıldığını anlatalım. Halk tarafından çokça sorulan sorulardan birisi olan 12 Adalar bizim mi sorusunun cevabı kısmen olsa da evettir. Neden diye soracak olursanız, Osmanoğlu İmparatorluğu bu adalarda 200 yılı aşkın süre hüküm sürmüştür.

Bu adalar ilk defa Osmanlı İmparatorluğu’nun bayrağının altına girmeden önce, birçok denizci devletler bu adaları almak için büyük uğraş ve mücadele vermiştir. Bunun sebebi ise, bu adaların jeopolitik açıdan muhteşem bir konuda olmasıdır. Bundan dolayı bu adalara sahip olan devlet, boğazlardan imtiyaz koparacak ve Doğu Akdeniz’de fazlaca bir söz hakkı olacaktı. Bu devletlerin arasındaki tek Türk beyliği ise Çaka Beyliği idi.

1071 tarihinde Malazgirt savaşı ile Anadolu’ya ayak basan Türkler, Anadolu’nun farklı yerlerinde beylikler kurmuştur. Bunlardan birisi de Çaka Beyliği’dir.

1081 tarihinde kurulan Çaka Beyliği’nin kurucusu adından da anlaşılacağı üzere Çaka Bey’dir. İzmir ve çevresinde faaliyet gösteren bu devletin Ege Denizi’ne tutunabilmesi için adalar konusunda saldırgan bir politika izlemesi kaçınılmaz hâldeydi. Bunun farkında olan Çaka Bey, devletin kuruluşundan birkaç yıl sonra güçlü bir donanmayla 12 Adalar sorunu konusunda saldırgan bir politika izlemeye başlamıştır. Çok geçmeden başta Midilli Adası olmak üzere birçok adayı bünyesine katan Çaka Beyliği, 1096 tarihinde Çaka Bey’in talihsiz bir şekilde hayatını kaybetmesinden sonra dağılarak bu adaları kaybetmiştir.

İlk kez 11. Yüzyılda Menteşe Adaları ile tanışan Türklerin en önemli ve günümüz sorunlarının doğuşu olacak fetih ise Osmanlı Devleti zamanında, 1300’lerin sonunda yapılmıştır. Ayrıca denizciliğe fazla önem vermeyen Osmanlı İmparatorluğu 1390 tarihinde; yani kuruluşundan 100 yıl sonra Batısında bulunan Ege Denizine odaklanmıştır. ortalama 20 yıl içinde, Menteşe Adaları diye tabir edilen bu adaların tamamında bayrağını dalgalandırmayı başarmıştır.

Adalar Sorunun Başlangıcı

Yukarıda, adalar hakkında kısa bir bilgi verdik. Şimdi ise günümüzde 12 Adalar sorunu diye geçen bu siyasi krizin günümüze kadar nasıl geldiğini anlatalım. 1939 tarihinde dünyayı kasıp kavuran 2. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla, Mihver ve Müttefik devletler, Türkiye’nin konumu dolayısıyla ülkemizi savaşa çekmek için hayli bir çaba sarf etmişlerdir. Toprak vaatlerinden tutun da envanter yenilemesine kadar…

İlk ada teklifi İngiltere Başbakanı Churcill’den gelmiştir. Bu adaları Türkiye’ye garantilemek karşılığında, Müttefik devletlerin yanında savaşa katılmasını istemiştir. 1942-1943 tarihlerinde İsmet İnönü ile yoğun diplomatik ilişkiler içinde bulunmuştur. Ancak İngiliz meclisi bu teklife sıcak bakmadığı için, bu teklif sadece söz olarak kalmıştır.

İkinci teklif yine bu dönemlerde SSCB tarafından Türkiye’ye yapılmıştır. SSCB’nin yaptığı teklif Churcill gibi söz üstünde kalmıştır. Ayrıca SSCB, adaların Türkiye’ye verilmesini uygun görmüştür. Yunanistan’dan sosyalizm ateşi patlak verince, SSCB 12 Adalar meselesinin Yunanistan’a taşınmasını uygun görmüştür.

Önerilen Yazı
Barbaros Hayrettin Paşanın Hatıraları Cezayir Bozgunu

Almanya’nın 12 Adalar Teklifi ve İsmet İnönü

Yıl 1945 tarihine geldiğinde, ilk resmi teklif Almanya tarafından yapılmıştır. Bu dönemde savaş Almanya topraklarına taşınmış, Mihver devletler umutsuz bir vaka hâline gelmiştir.

Son kozlarını oynamak isteyen Almanya, bu tarihte Türkiye’nin, yanında savaşa katılması karşılığında Menteşe Adaları’nı Türkiye’ye verme teklifinde bulunmuştur. Buna karşın İsmet İnönü aynen şu şekilde yanıt vermiştir:

“Adaları kayıtsız şartsız kullanmak için alabiliriz. Ancak İngilizler ve Yunanları karşımıza alamayız.”

12 adayı kim verdi sorusunun cevabını burada öğrenmiş oluyoruz. Ancak hemen İsmet İnönü’ye hain sıfatı takmamız uygun olmayacaktır. O dönemin şartlarına bakarsak; adaların tamamı Rum milliyetçisi dolu ve ülke yıkıcı bir savaştan çıkalı sadece 15 yıl olmuştur. İsmet Paşa’nın bu teklifi kabul etmemesi, Türkiye’nin toprak bütünlüğünü korumasını sağlamıştır.