Ortadoğu, medeniyet zenginliği, coğrafi konumu ve jeopolitik özelliğinden dolayı tarih boyunca çeşitli talanlara, yağmalara ve istilalara uğramış; birçok büyük savaşa ev sahipliği yapmıştır. Ancak 1097’de başlayıp 1291’e kadar sürecek olan Haçlı Seferleri ve bu sürecin içinde gerçekleşen Moğol İstilası, şüphesiz ki bu dönemi Ortadoğu tarihinin en korkunç, en vahşi ve en uzun soluklu dönemi yapıyor. Prof. Şeşen imzalı bu kitapta, Kıpçak bozkırından çıkıp köleliğe, kölelikten komutanlığa, komutanlıktan sultanlığa yükselen Baybars’ın, Ortadoğu’da Haçlılara karşı verdiği mücadele anlatılırken, Moğollara karşı kazandığı zaferler de aktarılmış.

Bahrî Memlukluların Lideri

Sultanlığından önce çok büyük bir savaşçı olmasıyla ünlenen Baybars, Sultan El-Melik El-Salih’in özel birlikleri olan Bahri Memlûklarının içinde yer almış ve orada önemli bir konum elde etmiştir. El-Melik El-Salih’in çok yakınında olan Baybars, devlet yönetimini ve liderliği El-Melik El-Salih’ten öğrenmiştir. Haçlılarla ilk karşılaşmaları da bu askerlik döneminde başlamıştır. İlk olarak 8 Şubat 1250’de Mansura’daki İslam ordugahına baskın düzenleyip sultanın sarayını hedef alan, yaklaşık 1500 kişilik Haçlı şövalye birliği, karşılarında 700-800 kişilik Bahrî Memluklarını buldular. Bu çarpışma Haçlıların kesin yenilgisiyle sonuçlandı. ‘’Bu çarpışmanın en büyük kahramanlarından biri de Genç Baybars’tı. Kısa zamanda büyük kumandanlar ve Bahrî Memlukları liderleri arasına katıldı.’’

Türk-İslam Tarihinin Dönüm Noktası

Baybars’ın en büyük başarılarından ve tarihe en çok etki eden olaylarından biri de Ayn-ı Calut zaferiydi. Bu zafer sonucu, Ortadoğu’da da amansızca ilerleyen Moğollar bozguna uğratılmış, Türk, İslam ve bölge tarihi açısından çok büyük bir dönüm noktası olmuştur. Prof. Dr. Ramazan Şeşen Ayn-ı Calut Savaşı ile ilgili şunları söylüyor: ‘’Ayn-ı Calut zaferi Türk-İslam tarihinin dönüm noktalarındandır. Bu zaferle Moğol ilerleyişi durdurulmuş, İslam’ın mücadele gücü dünyaya gösterilmiştir. Muhtemel Moğol- Haçlı ittifakı önlenmiştir. Moğolların yenilmezliği çürütülmüştür.’’

            Sultan Baybars’ın hikayesinin anlatıldığı bu kitap, yukarıda örneğini verdiğimiz gibi birçok olayla dolu. Kitabın, konu üzerine usta bir isim olan Ramazan Hoca’nın elinden çıkmış olması da okunması için önemli olan başka sebeplerden biri. Bütün okuyucularımıza bu kitabı okumalarını ve tarihin gerçek kahramanlarından biri olan Baybars’ı yakından tavsiye ediyor ve iyi okumalar diliyorum.

GÖKTUĞ EROL