İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Bizans

Bizans-Osmanlı Sosyal ve Ekonomik İlişkileri

Bizans-Osmanlı Sosyal ve Ekonomik İlişkileri
+ -

Bizans-Osmanlı Sosyal ve Ekonomik İlişkileri; İ.S. IV. yüzyıla gelindiğinde ise şatafatlı Roma imparatorluğundan geriye pek bir şey kalmamıştı. Bu asırda Roma İmparatorluğunun Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldığını görebilmekteyiz. Pagan kültürünün temsilcisi olan batı Romanın barbarlar tarafından tamamen ortadan kaldırılması Avrupa kıtası ve dünya tarihi için yeni bir başlangıcı ifade etmektedir. Doğu Roma ise Hıristiyanlığın temsilcisi olarak Konstantinopolis’te yeşermiş ve zaman içerisinde Doğu’da etkin bir güç haline gelmiştir.

Doğu Roma’nın bu genişleme sahası İslamiyet’in yükselişine dek devam etmiştir. İslamiyet’in varlığı ile beraber Anadolu sınırları içerisine çekilmiştir. Malazgirt savaşı ile beraber Türklerin Anadolu’daki varlığı neticesinde Bizans İmparatorluğu derinden sarsılmaya ve Anadolu’daki topraklarından olmuştur. İmparatorluk için bu bir dönüm noktası olmuştur. Bir diğer dönüm noktası ise IV. Haçlı Seferleri olmuştur. Konstantinopolis’in Latinler tarafında yağmalanması imparatorluğu teorik olarak bitiren bir durum olmuştur. Bizans’ın güçten düşmesi Türkler için Anadolu’da yayılmasını ve tutunmasını kolaylaştıran bir unsur olmuştur. Osmanlıların doğuşu da XIV. yüzyılın başında böylesine bir ortamda gerçekleşmiştir.

Ortaçağ’ın en büyük yapılanmalarından bir tanesi olan Bizans’ın 14. yüzyılın başında yeşermeye başlayan Osmanlılar ile sınır komşusu idi. Bizans’ın trajik düşüşü şüphesiz Osmanlıların yükselişine zemin hazırlamış başat unsurlardan bir tanesi olmuştur. Bu iki devletin ilişkileri zaman zaman menfaatler doğrultusunda akrabalığa kadar varmıştır. Fakat akrabalık ilişkileri kısıtlı olmuş uzun süreçte Osmanlı-Bizans çatışmaları çetin mücadelelere eve çeşitli entrikalara şahit olmuştur. Bizans’ın son asırları veraset sorunları ve dolayısıyla iç savaşların birbirini izlediği süreçler olmuştur. Osmanlılar ise başlangıçta etrafında ki Türk beyliklerine nazaran daha mütevazi bir devlet yapılanmasından ibaretti. Bu etkenle beraber İslam’daki cihat anlayışının uygulanmaya konması söz konusu olmuştur. Şüphesiz Bizans’ın içinde bulunduğu zor durum Osmanlıların kısa sürede yayılmasını sağlayan bir unsur olmuştur.

Bizans-Osmanlı Sosyal İlişkiler

Doğu Roma İmparatorluğu Hıristiyanlığı benimsemiş ve asırlar boyu yayılmasında katkıları olmuş bir devlettir. Ortodoks mezhebinin temsilcisi olan Bizans’ın Hıristiyan dünyasının gelişimi adına tartışılamaz etkileri söz konusu olmuştur. Osmanlılar ise Gaza ve Cihat anlayışı ile zaman içerisinde imparatorluk haline gelmiş ve İslam dininin sancaktarlığını yapmıştır. Din faktörü her iki devletin yapılanmasında da önemli bir yer tutmaktadır.

Bizanslıların yaşantısı köylü ve kentli olmak üzere orta çağın dini tesirleri etrafında şekillenmiş bir toplumdur. Köylü ekinin eker ve kilisesine bağlı bir şekilde hayatını sürdürür. Kent yaşantısı ise köye göre daha hareketli ve farklı fikirlerin de tartışıldığı bir ortamdır. Yine de dinin baskınlığı söz konusudur.

Osmanlılara bakıldığında ise Orta Asya kültürel özelliklerinin yansımalarını görmekle beraber İslam dininin kültürel yönlerini de benimsediklerini görebilmekteyiz. Gaza anlayışı neticesinde sık sık Bizans köylerine akınlar düzenlenmiş ve böylece ekonomik kazançlar ve kültürel etkileşimler söz konusu olmuştur. Orhan Bey zamanında Bizans ile ilişkiler gelişmiş ve evlilik yolu ile yakınlaşma söz konusu olmuştur.

Bizans-Osmanlı Ekonomik İlişkiler

Ekonomik alanda ise Çöküş sürecinde olan Bizans adına parlak bir tablo söz konusu olmamıştır. IV. Haçlı Seferinden sonra Bizanslıların İstanbul’dan sürülmesinin ardından Bizans ekonomisi dibi görmüştür. İstanbul’un yağmalanması ve Bizanslıların sürülmesi ekonomide kapanamayacak yaraları beraberinde getirmiştir. Bizanslıların tekrardan İstanbul’a gelmesi ve Osmanlı tehdidinin baş göstermeye başladığı zaman dilimi hemen hemen aynı sürece tekabül etmektedir.

Osmanlıların gaza politikası hazineyi günden güne dolduran bir unsur olmakla beraber Bizans’ta da bunun aksi bir durum söz konusu idi. Zaman içerisinde elden çıkan eyaletlerin Bizans ekonomisine faturası ağır oldu. Bununla beraber Osmanlılara haraç veren bir devlete dönüşmesi ekonomik yıkımın habercisi idi. Öyle ki bir noktadan sonra Altın para basamayacak duruma gelen devlet haline gelmiştir. Osmanlılarda ise ilk altın para Osman yahut Orhan Bey zamanından beri basıldığı bilinmektedir. Böylesine bir süreçte Osmanlıların seferler neticesinde ekonomik alanda belli başlı kazanımlar elde etmiştir. Ayrıca Bizanslılar tarafında arayışlar içerisinde olduğu görülmektedir. Bizans-Osmanlı