1. Ana Sayfa
  2. Osmanlı Devleti

Prens Sabahattin’in faaliyetleri nelerdir?

Prens Sabahattin’in faaliyetleri nelerdir?

Prens Sabahattin, Sanayi devrimiyle evirilen toplumsal ve ekonomik düzen başta Avrupa olmak üzere birçok kıtada ve ülkede tesirini göstererek kitleleri ve devletleri zorunlu bir değişime tabi tuttu. Bu değişime ayak uyduran ülkeler ekonomi, eğitim, teknoloji, toplumsal vb. alanlarda önemli derecede yol alırken, değişime ayak uyduramayan devletler ise birer birer yıkılmaya yüz tuttu. 200 yıllık modernleşme çabası içerisinde bulunan Osmanlı Devleti’nde kanayan yaraya dönüşen çağa ayak uyduramama sorunu üzerine birçok Türk düşünür fikir ileri sürdü. Bunlardan biri de Batı Avrupa’da yaşamış, oraya dair ekonomik ve sosyolojik gözlemlerde bulunmuştur. Kendi fikir dünyasını inşa ederek özellikle eğitim alanındaki düşüncelerini ülkesine taşıma çabasında bulunan Prens Sabahattin’dir.

Prens Sabahattin’i kısaca tanıyalım

Son dönem Osmanlı siyaset ve fikir adamı asıl adıyla Mehmed Sabahattin 1879 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Sultan Abdülmecid’in kızı ve II. Abdülhamid’in kız kardeşi Seniha Sultan’ın oğlu olan Sabahattin, bu akrabalık ilişkisi nedeniyle yabancı kaynaklarda “Prens” olarak anıldı. Kardeşiyle birlikte babasının konağında özel eğitim gördü; Arapça, Farsça ve Fransızcayı erken yaşlarda öğrenmiştir. Babası Mahmut Paşa’nın giriştiği politik tartışmalar nedeniyle ailesi ile birlikte yurtdışına kaçan Prens Sabahattin, burada siyaseten aktif duruma geldi.

31 Mart Vakasından sonra iktidara geçen İttihat ve Terakki yönetimini sert bir şekilde eleştirmesinden dolayı hapse atıldı. Kısa bir süre sonra bırakıldı ve ardından tekrar Avrupa’ya dönmüştür. İlerleyen süreçlerde tekrardan İstanbul’a geldi ama bu kez de Mahmut Şevket Paşa suikastından sorumlu görüldü. Sık sık yurtdışına giden Sabahattin, özellikle Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı’na girmemesi için girişimlerde bulunmuştur. 1919 yılında tekrar İstanbul’a geldi, ancak Hilafet Kanunu dolayısıyla 1924’te tekrar yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Hayatının son dönemleri yoksulluk içinde geçen Prens Sabahattin 30 Haziran 1948’de İsviçre’nin Neuchâtel kentinde öldü.

Liberal bir dünya görüşüne sahipti

Prens SabahattinPrens Sabahattin Avrupa’da bulunduğu süre içerisinde Avrupa devletlerinin işleyişini, eğitim sistemini ve ekonomik yapılarını inceledi. Gözlemleri soncu Batı’nın gerçek üstünlüğünü sağlayan asıl şeyin bireyci yapısı olduğu kanaatine vardı. Bu yönüyle kıtadaki gelişmişliğin ekonomik ve içtimai konularda liberalleşmeyle gerçekleştiği yönünde fikir beyan etti. Osmanlı Devleti’nin de çağı yakalayıp gelişmesi için liberalleşmesi gerektiğini savundu.  Ona göre millet ve devlet esas itibariyle fertler üzerine kuruludur. Millet denilen varlığı meydana getiren ve ona güç kazandıran asıl unsur kişiler olduğuna göre toplumun gelişmesi için öncelikle tek tek fertlerin geliştirilmesi gerekmektedir. Devletin görevi ise milleti oluşturan fertlerin refah ve mutluluğunu sağlamaktır. Fertler devletin temel taşlarıdır; bunun için devlet vatandaşlarının başarılı olmasını temin etmek zorundadır.

Sosyolojik tespitlerinde Durkheim’in görüşlerine karşı Edmond Demolins’in görüşlerini savunnuştur.

Son dönem Osmanlı düşünürü Prens Sabahattin sosyolojik çalışmaları ve çözümlemeleriyle önemli fikirler öne sürdü. Bu çalışmaların fikirsel altyapısını Durkheim’in toplumcu görüşlerine karşı Le Play ekolünün ve özellikle bu ekolden Edmond Demolins’in savunduğu bireyci anlayışı savunmuştur. Bu yönüyle Edmond Demolins’in fertçi görüşlerini Türkiye’ye getiren ilk sosyolog oldu.

Avrupa’daki Jön Türkleri bir araya toplamaya çalıştı

Babası Mahmut Paşa’nın ailesi ile birlikte yurtdışına kaçmasından sonra Paris’e yerleşen Sabahattin Bey, orada II. Abdülhamid’e karşı mücadele yürüten Jön Türk hareketine katılmıştır. Jön Türklerin lideri Ahmet Rıza Bey ile birçok konuda ihtilafa düştüyse de 4-9 Şubat 1902’de, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde faaliyet gösteren Jön Türkleri birleştirmeyi hedeflemiştir. I. Jön Türk Kongresi’nin toplanmasında önemli rol oynadı. Toplanan kongrede başkan seçilmiştir. Fakat hedefler hususunda gruplar arasında uzlaşı sağlanamadığından arzu ettiği neticeleri elde edemedi. Daha sonra ise Ahmed Rıza ve Mizancı Murad Bey ile grupları yanında üçüncü bir Jön Türk grubu olan Teşebbüs-i Şahsî ve Adem-i Merkeziyyet Cemiyeti’ni kurdu.

Eğitimde yenilikçi bir bakış açısı geliştirdi

Geleneksel eğitim sistemine karşı çıkmıştır. Memur yetiştirmekten farklı bir faaliyet göstermeyen Osmanlı eğitim kurumlarına yenilikçi bakış geliştirmiştir. Prens Sabahattin eğitimde Anglosaksonların örnek alınması gerektiği kanaatindeydi. Bu yönüyle gençlerin, onların gençleri gibi öğrenimlerinin tamamlanmasının ardından desteğe muhtaç olmadan geçimlerini sağlamaları gerektiğini savunnuştur. Sabahattin Bey, eğitim görenlerin kazanmadan yediğini kanaatindeydi. Ona göre okumuşların hepsi bir taraftan aldıkları maaşlarla geçiniyorlar. Ayrıca hiçbir de şey üretmiyorlardı. Bunun değişmesi oldukça önemliydi. Liselerin memur yetiştirmek için açılmıştır. Bunlardan hiçbir şey beklenemeyeceğini belirterek Demolins’in Fransa’da dört-beş köyde kurduğu özel okulları örnek vermiştir. İhtiyaçların bu şekilde karşılaşacağını belirtmiştir. Okulların amaçlarının “hayat mücadelesinde başarılı olmak” olması gerektiğini belirtmiştir. Her hususta kendi kendine yeterli, bağımsız kişiler yetiştirilmesi gerektiğini düşünüyordu. Onun eğitime dair en ilerici fikri ise kız çocuklarının okutulması ve üretim hayatına kazandırılmasıydı.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
İlginizi Çekebilir