1. Ana Sayfa
  2. Osmanlı Devleti

Osmanlı’da Kahvenin Tarihi

Osmanlı’da Kahvenin Tarihi
+ -

Osmanlı Devleti yüzyıllarca hüküm sürmüş bir Türk devletidir. Bazı dönemler sahip olduğu topraklar dünya haritasının çoğunu kaplamaktaydı. Yemen, Suudi Arabistan, Mısır gibi ülkeler devletin sınırları içindeydi. Bu ülkeler kahve tarihine ve yetiştiriciliğinde nam salmıştı.

1517 yılında Yemen Valisi Özdemir Paşa, çok beğendiği Yemen kahvesini o zamanki başkent İstanbul’a getirdi. Türkler bu kahvenin yapılış tarzına yenilikler katıp değiştirerek kendi özgün kahvelerini yaratmış oldular. Hem sunum olarak hem de yapılış tarzı olarak farklı olan Türk Kahvesinin yaratılışı gerçekleşti. Cezve ve güğümlerde pişirilen kahve, yeni açılan kahvehanelerde halkla birleşip favori içeceklerden oldu. Osmanlı’daki kahveyi diğer kahvelerden ayıran en önemli şey sunumu idi. Kahve verilmeden önce tatlılar ve şekerlemeler ikram edilir daha sonra cezvede pişen kahve lokum ve su ile birlikte altın gümüş desenli fincanlarda servis edilirdi.

Osmanlı’da Kahvenin Tarihi

Kahvenin yanında su ikram edilmesinin ise iki sebebi vardı. Bunlardan ilki; Osmanlı Sarayı’nda padişahın zehirlenmemesi için çeşnicibaşı diye görevlendirilen insan tarafından yapıldığı söyleniyor. Çeşnicibaşı padişahın her yemeğini ondan önce tadarak zehirli olup olmadığını anlıyordu. Fakat kahve tek kişilik demir cezvede kaynadığı için kahvenin tadına bakamıyordu. Çeşnicibaşı, padişah kahveyi içmeden önce kahveye parmağını batırıp kahvenin yanında gelen suya sokardı. Osmanlı’da Kahvenin Tarihi buna göre de kahvenin suyun içindeki dağılımına bakılarak zehirli olup olmadığı anlaşılırdı. İkincisi ise; Misafirliğe gelen dostlara Türk Kahvesi ikram edilir, yanına da küçük bir bardak su konulurdu. Misafirin önce kahveyi içmesi karnının tok olduğunu ve sohbete geldiğini gösterirdi. Eğer önce suyu içerse karnının aç olduğu anlaşılır, ev sahibi hemen sofra kurardı. Yani misafir karnının aç olduğunu dile getiremezdi.

Halka hitap edilirdi

Osmanlı’da açılan il kahvehane Tahtakale’de bulunmaktaydı. Kahvehanelerde kitap okuma köşeleri, satranç oynanan kısımlar ve büyük ocaklarda kahvenin piştiği köşelerde halka hitap eden yerlerdi. Hatta devlet adamları bile kahve içmeye gelirdi.

Saray mutfağı ve evlerde çok yaygın içilen Türk Kahvesi, elçiler sayesinde Avrupa’ya kadar nam salmıştı.