1. Ana Sayfa
  2. İnceleme & Araştırma

Kopernik Devrimi: Nicolaus Copernicus

Kopernik Devrimi: Nicolaus Copernicus
+ -

Nicolaus Copernicus çalışmalarını, İtalya’nın Floransa kentinde 15. yüzyılda başlayıp 17. yüzyıla kadar süren büyük kültürel ve bilimsel gelişmeler döneminde yürütmüştür. Matbaanın da icadıyla, bu insanların fikirleri, Avrupa’yı kasıp kavurmuştur. Zaman içinde Rönesans’ın idealleri sadece sanat ve müzik alanında değil, bilim ve teknoloji alanında da devrim yaratmıştır. Özellikle astronomi ve doğa bilimleri alanında da kilisenin değişmez görüşlerine bile meydan okunmuş. 1492 yılında Amerika’nın keşfi, insanların dünyaya bakışını değiştirdikten sonra birtakım farklı fikirler oluşmaya başlamıştır. Bu yeni fikirler, eski fikirleri sorgulamayı ve yeni şeyler öğrenmeyi teşvik etmiştir. Böylece entelektüel bir ortam oluşmaya başlamıştır.

Dünya Merkezli Evren Modeli

Rönesans gelişmelerinden önce klasik astronomi, hala gökyüzünü gözlemleyip taslağını çıkaran Yunanlı astronom ve filozof Thales’in etkisi altındaydı. Aristoteles, Dünya’nın, evrenin merkezinde olduğunu ileri sürüyordu. Bu görüşe göre Güneş ve gezegenler, bizim gezegenimizin etrafında dönüyordu. Yıldızlarda bir küre üzerinde sabit duruyorlar, hiç kımıldamıyorlardı. Bütün bunları bilmek çok güzel olsa da bu bilgiler gözlemlerle uyuşmuyordu. Güneş, ay ve özellikle de gezegenler Aristoteles’in düşündüğü biçimde hareket etmiyorlardı. Özellikle bazı gezegenler gökyüzünde ters istikamette hareket ediyor gibiydiler. Bunu açıklamak üzere Batlamyus gibi bazı gözlemciler, bu hareketlerin taslağını çıkardılar. Bu kafa karıştırıcı gezegen hareketlerini açıklamak üzere, daha büyük bir yörüngenin parçası olarak dış çemberler adı verilen küçük çemberler uydurdular.

Her ne kadar daha sonraki keşifler bunun yanlış olduğunu gösterse de Batlamyus’un sistemi bir dereceye kadar işlemiştir. Fakat en sonunda Güneş, ay ve gökyüzündeki gezegenlerin konumlarını gösteren bu hesaplamalara dayanan yörüngeler maalesef geçerliliğini yitirmiştir. Gezegen konum tablolarını güncellemek için yeni gözlemler ve hesaplamalar gerekmiştir. Batılı bilim insanları bir kez daha göksel cisimlerin hareketlerini tahmin etme sorunuyla karşılaştığında Rönesans’taki durum buydu. İlk olarak Galileo Galilei tarafından kullanılan, yeni keşfedilmiş teleskobun yardımı olmuştur. Fakat bilimsel düşünce de bir devrimi harekete geçiren şey, Nicolaus Copernicus tarafından yapılan teorik çalışmalardı.

Rönesans İnsanı: Nicolaus Copernicus

Copernicus, diğerlerinin aksine varlıklı bir iş adamının oğluydu. Polonya’daki Krokou Üniversitesi’nde matematik ve astronomi okumuştu. Tıp ve hukuk okumak için de İtalya’ya gitmişti. İtaya’da olduğu sırada Batlamyus’un gezegen hareketlerini açıklayan metodunu sorgulamaya başlamıştı. Gezegenlerin ve diğer göksel cisimlerin hareketini açıklayabilecek matematiksel hesaplamalar bulduğu için heyecanlanmıştı.

Fikirleri, bazı bilimsel gelişmelerin, kilise ve sivil otoritelerce hoş karşılanmadığı bir dönem için, gayet radikaldi. Kilise, dünyanın ve içindeki insan nüfusunun yaratımın merkezi olduğu klasik Yunan idealine bağlıydı. Güneş’i, Güneş Sistemi’nin merkezine oturtmak, dünyanın seviyesinin düşürülmesi demekti. Bu durumda, kilisenin öğretilerine karşıt bir şeydi.

Buna karşın Copernicus ünlü kitabı Göksel Kürelerin Devinimleri Üzerine’yi yazmaya devam etti. Kitapta, göklerin Güneş Merkezli Modelini detaylıca anlatmıştır. Kitap, 1543 yılında, ölümünden yalnızca 2 ay önce basılabilmiştir. Pek çok alim bu kitabın, modern astronomi için ilk önemli adım olduğuna dikkat çekmiştir. Bu kitaplar birlikte artık Kopernik Devrimi olarak anılan dönemin başlangıcı kabul edilmiştir. Nicolaus Copernicus ve çalışmaları olmaksızın modern astronomi bugün olduğu noktaya gelemezdi.