İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Osmanlı Devleti

Yavuz Sultan Selim Döneminde Osmanlı İmparatorluğu

Yavuz Sultan Selim Döneminde Osmanlı İmparatorluğu
alifart.com
+ -

Yavuz Sultan Selim tahtan çıktıktan sonra ilk iş olarak Osmanlıların doğudaki büyük tehlikesi olan Safevi Devletine karşı harekete geçti. 1512 yılında tahta çıkan Yavuz Sultan Selim 1514’de Safeviler ile Çaldıran Savaşını gerçekleştirdi. Bu savaş başlayacağı sıralarda Osmanlı ordusunda ve bazı paşalarda moral bozukluğu hakimdi. Sebebi ise ordunun savaş alana gelene kadar iaşe ve açlık sıkıntısı çekmesiydi.

Bu sebeplerden ötürü bazı Paşalar, Yavuz Sultan Selime geri dönmeyi teklif etti. Ancak Yavuz Sultan Selim kesin ve sert bir tavırla asla geri dönmeyeceklerini ve bu savaşın gerçekleşeceğini belirtti.

Ayrıca askerlerine de moral vermek için atının üzerine çıktı ve bir konuşma yaptı. Böylece askerlerine de savaş morali aşılamış oldu. Yavuz Sultan Selim sefer çıkmadan önce ise oğlu Süleyman’ı güvenlik için Anadolu’da 50.000 kişilik bir orduyla görevlendirdi. Böylece 1514’ün bahar aylarında sefere çıkan ordu Safevi topraklarına girmişti. Daha sonra ise Şah İsmail’in ordusuyla karşılaştılar.

Yavuz Sultan Selim ve Safeviler

Osmanlı ordusu üç ana merkeze bölünmüştü. Merkezi kuvvetleri Yavuz Sultan Selim ve Sadrazamı Hersekzade Ahmet Paşa komuta etmekteydi. Sağ taraftaki orduya ise Anadolu beylerbeyi Hadım Sinan Paşa komuta etmekteydi. Bu orduda Anadolu askerleri vardı. Sol taraftaki orduda ise Rumeli askerleri vardı ve bu orduya da Rumeli beylerbeyi Hasan Paşa komuta etmekteydi. Osmanlı ordusu ilk kez bu savaşta modern top ve tüfekleri kullanacaktı. Yaklaşık 500 tane top bulunmaktaydı. Safevi ordusunda ise bu top ve tüfekler gavur icadı olduğu gerekçesiyle kullanılmamaktaydı. Şah İsmail’in ordusu ise ikiye bölünmüştü ve kuvvetlerden birine Şah İsmail diğerine ise Diyarbakır Valisi Mehmet Han komuta etmekteydi.

Ordular saldırıya geçtiğinde ise ilk başta Osmanlı ordusu Yavuz Sultan Selim’in planını uygulayamadı. Yani düşman ordusunu topların mevziisine getirmeyi başaramadılar. Bu sebepten ilk başta Safevi ordusu üstün geldi. Daha sonra ise Osmanlı ordusunun sağ tarafı Safevileri top mevziisine getirmeyi başardı ve ordunun yarısı yok oldu.

Ardından Şah İsmail’in komuta ettiği orduda toplar sayesinde yok olunca askerler savaş alnından kaçmaya başladı. Şah İsmail de savaş esnasında yaralandı ve kaçmayı başardı. Böylelikle bu savaşı Osmanlı tarafı kazanmış oldu. Savaştan sonra Safevi devletinin batı kısmı Osmanlı hakimiyetine geçse de daha sonra Safeviler bu bölgeyi tekrar hakimiyetler altına almayı başardılar.

Zaten bu savaşın amacı toprak fethetmek değil, iki devlet arasındaki güç mücadelesini sonuçlandırmaktı. Savaşın mağlubu olan Şah İsmail ise bu yenilginin ardından bir daha hiçbir devletle bizzat savaşmadı. Savaş çıktığı zaman ise komutayı emirlerine devretti ve kendi hayatını yaşadı. Çünkü bu savaşa kadar hiçbir yenilgisi olmamıştı.

Yavuz Sultan Selim ve Çaldıran Savaşı

Yavuz Sultan Selim ve Çaldıran Savaşı

Çaldıran savaşı Osmanlı tarihi açısından oldukça önemliydi. Bu savaş sayesinde doğu sınırlarını güvenlik altına alan Osmanlılar, İslam devletlerinin Şii mezhebi altında birleşmesini engellemişlerdi. Bu savaştan sonra Yavuz Sultan Selim’in 2. savaşı Mercidabık savaşıdır.

Bu savaş Osmanlı İmparatorluğu ile Memlükler arasında gerçekleşen ve Memlüklerin kaderini belirleyen savaştır. Bu savaşın nedeni ise Memlüklerin, Osmanlı-Safevi savaşında Safevilere destek vermesidir.Savaş Suriye’de gerçekleşmiştir. Savaş esnasında Memlüklerin başında Kansu Gavri vardı. 24 Ağustos 1516 tarihinde gerçekleşen savaşın mutlak galibi Osmanlı devletidir. Savaşın sonucunda Suriye’nin kuzeyi, Lübnan ve Filistin fethedilmiştir. Ayrıca savaş sonunda Kansu Gavri vefat etmiştir. Bu savaşla beraber Osmanlılara Mısır yolu açılmış oldu.

Önerilen Yazı
Barbaros Hayrettin Paşanın Hatıraları Cezayir Bozgunu

Yavuz Sultan Selim ve Ridaniye Savaşı

Ridaniye Savaşı

Yavuz Sultan Selim’in son savaşı ise Ridaniye savaşıdır. Bu savaş da aynı şekilde Memlüklerle yapılmıştır. Savaşın nedeni ise Memlüklerin, Osmanlıların güney doğu toprakları üzerinde hak iddia etmesidir. Savaş başlamadan önce Osmanlı, Memlüklere bir elçi göndermişti. Elçiler yeni Memlük Sultanı Tomanbay’a Mısır’ı Osmanlı hakimiyetine vermelerini, verdikleri takdirde Tomanbay’ın Mısır valisi olarak atanacağını belirtmiştir. Aksi takdirde Mısır’ı zorla alacaklarını belirten elçiler Tomanbay’dan olumlu cevap alsalar da Sultan’ın emirleri bu duruma karşı çıktı ve 2 elçiyi de öldürttüler. Böylelikle savaş başlamış oldu.

Her iki ordunun da savaştaki mevcudu 20.000 kadardı. Ayrıca Osmanlılar bu savaşta da top ve tüfeklerini kullandılar. Osmanlı ordusunun sağ tarafına Anadolu askerleriyle beraber Mustafa Paşa komuta etmekteydi. Sol tarafa ise Rumeli askerleriyle Küçük Sinan Paşa komuta etmekteydi. Yaklaşık 8 saat süren savaşın sonunda her iki ordu da yaklaşık 4000 asker kayıp verdi ama Memlüklerin daha fazla asker kaybettiği bilinmektedir. Bu savaş da Osmanlı zaferiyle sonuçlanmıştır. Memlük sultanlığı artık yıkılış sürecine girdi.

Kahire’de gerçekleşen bu savaşla Mısır’ı fetheden Osmanlılar, Halifeliği Memlüklerden almış oldular. Böylelikle ilk Türk- İslam Halifesi Yavuz Sultan Selim olmuş oldu. Bu zafer Avrupalıların Osmanlı’dan daha çok korkmasına sebebiyet verirken dönemin Papası Hristiyan devletlere ‘Yetişin ya Ümmet Selim geliyor’ şeklinde çağrı yapmıştı. Ancak Yavuz Sultan Selim’in ömrü Avrupa’ya sefer düzenlemeye yetmemişti.

Sultan Selim Batıya sefere çıkabilmek için Doğu’da ki bütün İslam devletlerinin tek bir bayrak altında birleşmesi gerektiğini düşünmekteydi. Bu düşüncesini yerine getiren Yavuz Sultan Selim 8 yılda devletin sınırlarına 2.5 kat büyütmüştür. 4 yıl gibi daha da kısa bir sürede dönemin iki büyük devletini tarih sahnesinden silmeyi başarmıştır. Ayrıca Kudüs, Mekke ve Medine gibi önemli kutsal şehirlerde Sultan Selim’in fethidir.

Sonuç Olarak

Sadece fetihleriyle değil adaleti ve bilime olan ilgisiyle de öne çıkan 1. Selim halk tarafından korkuyla anılmaktaydı. Bunun dışında bilime olan ilgisine şöyle bir örnek verebiliriz. Çaldıran savaşı sona erdikten sonra Doğu’da ki bilim adamlarını ve sanatçılarını İstanbul’a davet etmiştir. Çalışmalarına buradan devam etmelerini sağlamıştır. Osmanlı tarihinin en büyük Padişahlarından olan Yavuz Sultan Selim henüz 49 yaşındayken aslan pençesi yani şirpençe adı verilen bir hastalığa bağlı olarak 1520 yılında Çorlu’da vefat etmiştir. Yavuz Sultan Selim’in türbesi İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan Yavuz Selim Camii’ndedir.