1. Ana Sayfa
  2. Asya Hun Devleti

Asya Hun Devleti Tarihi Nedir?

Asya Hun Devleti Tarihi Nedir?
+ -

Asya Hun Devleti veya Büyük Hun devleti bilinen en eski Türk devletidir. Türklerin kurduğu bu ilk devlet M.Ö. 220 yılında Orta Asya’da kurulmuştur. Kurucusu ve ilk Hükümdarı Teoman’dır.

Asya Hun Devleti Teoman Dönemi 

Teoman; akıllı, hırslı ve savaşçı bir karaktere sahipti. Onun döneminde Türk boyları ilk defa birlikte hareket etmeye başladılar ve Çin’ e akınlar düzenlediler. Asya Hun Devleti kurucusu olan Teoman’ın hükümdarlığının son yıllarında çok önemli olaylar gelişmişti. Teoman 11 yıllık saltanatının ardından yaşlanınca bir veliaht tayin etme durumunda kaldı. Teoman’ın 2 oğlu vardı. Bunlardan biri Çinli bir kadından olmaydı, diğeri ise Türk anadan olma Metehan’dı. Teoman, Çinli karısına olan bağlılığı yüzünden bu karısından olan oğlunu tahta çıkarmak istedi. Ancak Teoman’ın bu yaptığı törelere aykırıydı. Türk törelerine göre ancak Türk anadan olan biri İmparatorluk tahtına geçebilirdi. Bu sebepten Teoman bu davranışıyla halkın ve oğlu Mete’nin büyük tepkilerini çekti. Mete tahtın gerçek sahibinin kendisi olduğunu düşünmekteydi.

Böylelikle baba-oğlun arası açılmış oldu. Teoman, oğlu Mete’den kurtulmak için onu düşmanlarına rehin olarak gönderdi ve üstelik rehin gönderdiği kabileye sırf oğlunun ölmesi için savaş açtı. Ancak Mete bu saldırıdan kurtulmayı başardı. Teoman oğlunun kendisinden kurtulacak kadar cengaver olduğunu anlayınca onu tekrar himayesine almak istedi. Ve Mete’ye binlerce kişilik bir ordu vererek onun, düşmanlarını yenmesini istedi. Teoman’ın yaptığı bu hamle hayatının hatası olacaktı. Çünkü Metehan emrindeki bu askerlerle babasını öldürdü ve onun tahtına çıktı. Metehan’ın bu yaptığı o dönemde dahi hoş karşılanmayacak bir şey olsa da Teoman’ın töreye aykırı hareket etmesi ve öz oğlunu öldürmek istemesi onun halk tarafından sevilmemesine sebep olacaktı. Böylelikle yeni hükümdar Metehan oldu.

Asya Hun Devleti Metehan Dönemi 

Türklerin dava olarak ilk atası olarak bilinen Metehan babasından daha azimli ve daha savaşçı bir karaktere sahipti. O, Asya hunlarını dünyanın süper gücü haline getirecekti. Metehan, hükümdarlığı boyunca Çin’e sayısız akın düzenledi ve onları egemenliği altına aldı. Çin’in çoğu toprağını egemenliği altına alabilecek kadar kudreti bulunmasına rağmen bunu yapmadı. Çünkü o, Çin’in kalabalık nüfusu altında Türk milletinin yok olacağını çok iyi biliyordu. Bu sebepten fethettiği yerleri ve kaleleri topraklarına katarak Çin’den vergi aldı. Çin İmparatorundan hediye adı altında alınan bu vergiler Çinliler için büyük bir yüktü. Hunlar içinse ekonomilerine büyük bir destekti. Metehan sınırlarını genişletmeye bu şekilde devam ederken yeni bir savaş taktiği geliştirdi. Ortaya çıkan bu yeni taktik Turan bir diğer adıyla Hilal taktiğiydi.

Metehan’ın Turan Taktiği

Turan taktiği, Türkler ile özdeşleşmiş bir taktiktir. Bu taktiğe göre ordu üç kısma ayrılmaktaydı. Merkez kuvvetleri, sağ ve sol kuvvetleri olarak ayrılan ordu, savaş esnasında şu şekilde savaşmaktaydı. Merkez kuvvetleri ilk başta düşmanla bir çatışma içerisine girecek daha sonra sahte geri çekilme olarak bilinen taktiği uygulayarak düşmana ok atarak geri çekilecekti. Daha sonra ise tekrardan hücuma geçen ordunun yanında gizlenen sağ ve sol kuvvetleri de düşmanı Hilal şeklinde Çembere alacaktı. Böylelikle düşman hem afallayacak hem de kaçacak yer bulamayacaktı. Bu taktiğin uygulandığı ilk savaş Baiding muharebesidir.

Çinliler ile gerçekleşen bu savaşı Türkler kazanmıştır. Savaş esnasında Çin ordusunda 320.000 civarında asker bulunmaktaydı. Çinli tarihçiler Hun ordusunun nüfusunun 300.000’den fazla olduğunu iddia etseler de bu rakam fazlasıyla abartıdır. Göçebe Türklerin bu kadar büyük bir ordu çıkarmasının imkansız olduğu için ordunun yaklaşık 20.000 ile 40.000 kişi arasında bulunduğu kaynaklarda belirtilmektedir. Türk ordusu kendinden kat ve kat fazla Çin ordusunu Turan taktiğiyle yenmeyi başarmış ve Çin İmparatorunu bulunduğu kalede bir süre esir almışlardır.

Metehan’ın Onlu Sistemi

Baiding savaşını kazanan Metehan’ın ordu için yaptığı bir diğer hamle ise Onlu Sistemi bulmaktı. Onlu sistem tarihte ilk defa Metehan tarafından bulunan ve günümüzde bütün ülkelerin kullandığı bir sistemdir. Onlu sistemde onbaşı, yüzbaşı, binbaşı ve general gibi unvanlar bulunmaktaydı. Ayrıca emir-komuta sistemi ilk defa burada ortaya çıkmıştır. Kimin hangi bölüğü yöneteceğini belirleyen ve kademe atladıkça yetkisi de artan bu sistem sayesinde Türkler tarih boyunca büyük başarılara imza atmışlardır. İmparator Metehan’dan sonra tahta oğlu Kiok geçmiştir.

Asya Hun Devleti Hanları

  • Teoman M.Ö. 220-209
  • Mete Han M.Ö. 209-174
  • Kiok Han M.Ö. 174-160
  • Kün-Çin M.Ö. 160-126
  • Ho-Han-Ye M.Ö. 126-114

Çöküş ve Yıkılış Süreci

Metehan’dan sonra tahta çıkan Kiok M.Ö. 174 ile 160 yılları arasında hüküm sürmüştür. Çinliler ile mücadelelerin devam ettiği ancak yavaş yavaş kayıplar yaşanılan bu dönemden sonra Hunların başına Kün-Çin geçmiştir. Kün-Çin dönemi Asya Hun Devleti çöküş sürecine girdiği dönem olarak kabul edilir. Nedeni ise Kün-Çin’in Çin sarayından bir gelin almasıdır. Bu evlilik yüzünden Çinliler artık Hunlara vergi vermemekteydi. Bu durumda İmparatorluk gelirlerinin önemli bir kısmını yok etmişti. Böylelikle ekonomik sıkıntılar baş gösterdi. Ayrıca bu evlilikten sonra artık Çinliler daha rahat Hun topraklarına girmekteydiler. Böylelikle savaş stratejilerimizi ve taktiklerimizi öğrenme imkanı buldular. Bu nedenlerden ötürü Hun İmparatorluğun sonun başlangıcındaydı.

Kün-Çin’den sonra tahta oğlu Ho-Han-Ye geçmiştir. Ho-Han-Ye’in annesinin Çinli olması sebebiyle Kün-Çin’in diğer oğlu Çiçi isyan etmiş ve kendini hükümdar ilan etmiştir. Böylelikle Hun devleti ikiye bölünmüştür. Doğu Hun Devletini Hohanyeh, Batı Hun İmparatorluğu ise Çiçi yönetmeye başladı. İkiye bölünen hiçbir devlet fazla uzun bir süre ayakta kalamayacağı için Çinliler M.S. 216 yılında Hun devletini yıktılar. Böylelikle Asya Hun Devleti tarihin tozlu sayfalarında yerini aldı.