İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Rusya

I. (Deli) Petro Kimdir?

I. (Deli) Petro Kimdir?
+ -

Bu yazımızda sizlerle birlikte Rusya siyasi tarihinin en önemli kilometre taşlarından biri olan Deli Petro ‘yu ya da Osmanlı tarafından anılan ismiyle Deli Petro’yu inceleyeceğiz.

Tarihe bir yolculuk yaptığımız zaman birçok savaş ve bu savaşları yöneten inanılmaz komutanlarla karşılaşırız. Gemileri karadan yürüten Fatih Sultan Mehmet gibi ya da Roma’ya korku salan askeri bir deha Hannibal Barca gibi. Fakat tüm bunları incelediğimiz zaman tüm bu yöneticiler toplumunu geliştirme de en önemli rolü üstlenmiştir. I. (Deli) Petro’da bunlardan biri. Yaptıklarıyla Rusya’nın Batı Medeniyetleri karşısında geride kalmasını engellemiş ve toplumunu bir üst noktaya çıkarmayı başarmıştır.

I. (Deli) Petro’nun Hayatı

I. Petro 9 Haziran 1672 tarihinde Moskova’da dünyaya geldi.  Babası dönemin Rus Çarı Aleksey Mihayloviç annesiyse babasının ikinci eşi olan Natalya  Narışkinadır.

29 Ocak 1676 tarihinde babası hayatını kaybettiği zaman, taht hakkı üvey abisi olan III.Fyodor ya da diğer adıyla Alekseyeviç Romanov’a geçti.  Fakat o da sadece tahtta 8 yıl kaldı.  Abisinin ölümünün ardından tahta geçecek bir erkek çocuğu olmadığı için, bu sefer taht Rusya siyasi tarihinde en önemli yerlerden birine sahip olacak olan I.Petro’ya kaldı.  Fakat bu süreçte diğer üvey kardeşi 5.İvan tahtta hak sahibi olduğunu iddia etmesi üzerinde anlaşmazlıklar yaşandı.  Bunun üzerine 1.Petro ve 5.İvan ortaklaşa olarak tahta geçti.  Bu dönemde yönetme konusunda anlaşmazlıklar yaşandığı için naipliği üvey ablası Sofia Alekseyevna üstlendi.  I.Petro bu dönemde tahtta çok fazla etkin olamadığı için annesiyle birlikte Moskova’nın dışında bulunan bir Alman Mahallesinde yaşadı.  Bu sayede Rusya’ya gelen Avrupalılarla yakınlık kurarak batı medeniyetleri hakkında bilgi sahibi oldu.

I. (Deli) Petro’nun Evliliği ve Hükümdar Oluşu

Hayatının dönüm noktasını yaşadığı bu dönemde Avrupalılardan topçuluk ve savunma stratejisi dersleri aldı.  Çocukluğundan itibaren gemilere karşı oldukça büyük ilgisi olan Petro ileride bunu çok farklı bir biçimde kullanmıştır.  17 yaşına geldiğinde annesinin zoruyla Eudoxia Lapoukine ile evlenmiştir. Ertesi yıl Alexis adında bir oğlu dünyaya gelmiştir. Son derece muhafazakâr bir aileye sahip olan Eşi ile bu sebeple hiç anlaşamadı.  Bu dönemde daha 18 yaşındayken bir saray darbesi gerçekleştirerek yönetimi ablasının elinden aldı ve 1694 tarihinde annesinin ölümü üzerine tahtın tek hâkimi oldu.  Sözde üvey kardeşiyle birlikte yönetimi sürdürüyordu fakat İvan’ın devlet işlerinde hiçbir rolü yoktu.  1696 yılında İvan’ın da ölmesi üzerine bu sefer mutlak bir şekilde Rusya’nın tek hükümdarı oldu.

Büyük Petro!

Tahta geçtiği ilk dönemde Rusya’nın uluslararası sahada hiçbir etkinliği olmamıştır. Sadece Avrupa medeniyetleri tarafından sıradan görünen bir ülkeydi.  Yapacağı başarılı reformlar sayesinde Rusya büyük bir devlet olma özelliğini de kazanmış olacaktır. Petro, Rönesans ve reform döneminde yaptığı incelemeler sayesinde Rusya’nın Avrupa’nın gerisinde kalmasını önlemiştir. Rusların yüzyıllardır hayallerinde olan sıcak denizlere inme planlarından dolayı denizcilik ve gemicilikle ilgili birçok araştırma yapmıştır.  Rus Çarı olmasının yanı sıra bir gemide en alt rütbede çalışarak ilginç kişiliğini de ortaya çıkarmış oldu.  Bu yaptıkları sebebiyle Osmanlılar Petro’ya Deli Petro lakabını takmış fakat Prut Savaşı sırasında Osmanlı ordusuna karşı büyük ve dayanıklı gemilerle gelmesi üzerine Deli Petro, Büyük Petro olarak anılmaya başlanmıştır.

I. (Deli) Petro’nun Sıcak Denizler Fikri

Devletini bir üst seviyeye çıkarmayı ve dünya hakimiyetini isteyen bu adam amaçlarına ulaşabilmek için de ticaretin ne denli önemli olduğunun farkındaydı.  Ancak Rusya’nın coğrafi konumu sebebiyle kuzeyinde buzlarla kaplı denizlerin olması ve güneyinde Osmanlı Devleti’nin hakimiyetindeki Karadeniz’in olması yüzünden ticarete uygun limanları bulunmuyordu.  Bu sebeple I.Petro ticaret için sıcak denizlere inme zorunluluğunu fark eden ilk kişi olmuştur.

Deli Petro’nun İcraatleri

Sıcak denizlere inme hayalini gerçekleştirmek için ilk girişimini ise Azak Kalesi’ni kuşatarak yapmıştır.  Fakat bu sefer Rus ordusunun deniz kuvvetlerinden yoksundur. Dolayısıyla Rus ordusunun 96 gün süren kuşatmayı başarıyla ulaştıramamasından dolayı son bulmuştur.  Bu olay üzerine Deli Petro 1695-1696 yılları arasında bir donanma oluşturmuştur. Azak Kalesini karadan ve denizden 31 Bin asker ve 170 topla kuşatarak 6 Ağustos 1696 tarihinde teslim almıştır.  Tüm bunların asıl amacı ise Karadeniz’e ve ardından boğazlara kadar gidebilmekti.

Hayatı boyunca bu amacından hiç vazgeçmemiş ve bu ideali kendisinden sonra da sürdürülmüştür.  Yaptığı bu başarılı kuşatma I. Petro’ya donanma ve düzenli ordunun önemi gösterdi.  Bu sebeple ülkeye yabancı uzmanlar getirtmek yerine gençleri eğitim için İngiltere, İtalya ve Hollanda’ya gönderdi.  Gençlerin asıl amacı Avrupa’nın başarısının nasıl koşullar altında geliştirmiştir. Mümkün kılındığını öğrenmek ve böylelikle Rusya’yı da aynı koşullar altında geliştirmekti.  1.Petro bile Rus bir diplomat kılığında kimliğini gizleyip Avrupa’yı bu şekilde dolaşmıştır.  Bir yandan da Osmanlı’ya karşı Avrupa’da müttefik arayışı içinde olan Petro’nun bu çabaları ise sonuçsuz kalmıştır.  Avrupa seyahati sırasında ülkesinde baş gösteren Ayaklanma üzerine ülkesine geri dönen Petro.  Bu ayaklanmayı bastırdıktan sonra yüzlerce askeri ya idam ya da sürgün ettirdi.

Deli Petro’nun Sakal Vergisi

Avrupa seyahatindeyken adalet sistemlerini de inceleyen Petro, Avrupa Adalet Sisteminin, Rus adalet sisteminden daha üstün olduğuna karar verdi ve sarayda çalışan memurların ve saray ailesinin sakallarını kesmesini ve batılı giysiler giymesini istedi.  Sakal uzatanlara ise tarihte ilk ve tek olan Sakal vergisi uygulanmıştır.  Böylelikle sakal tıraşı Rus modernleşmesini simgelemiş oldu.  Bu dönemde Avrupalı devletler ile Osmanlı arasında yaklaşık 16 yıl süren savaşta Osmanlı’nın Azak kalesini kaybetmiştir. Venedik ve Avusturya karşısında yenilgiler alması sebebiyle Barış istemesi üzerine taraflar müzakerelere başladı.  Çar Petro ise bu müzakereler sırasında Kerç Kalesi’ni ısrarla istemiştir.  Fakat bu isteğinin kabul olmaması üzerine Karlofça Anlaşmasını imzalamadı ancak iki yıllık bir ateşkes imzalanmıştır.  İki yıl sonra ise Barış anlaması imzalamıştır. Bu şekilde Rusya, İstanbul’da daimî bir elçiliğe sahip oldu.  Azak Kalesi ise Rusların hakimiyetine girdi.

Önerilen Yazı
Kırım’ın Kaybedilmesi ve Küçük Kaynarca Anlaşması

Çar Deli Petro, Avrupa’daki şehirlere benzeyen yeni bir şehir inşa etme hayali ise çok uzun yıllar boyu devam etti.  1703 yılında Büyük Kuzey Savaşı sonrası fethettiği Neva Nehri deltasına bir şehir kurmaya karar verip Aziz Petro ve Pavel Kalesinin temellerini atan Petro tam 10 yıl boyunca bataklık halinde bulunan Neva Nehrini düzeltmeye çalıştı.  Burada Rusya’nın kendi mimarisinden farklı olması için Avrupa’dan getirttiği mimarlara şehrin planını, kanalizasyonunu çizdirdi.  Fransa’da bulunan Versailles Sarayı ile yarışabilecek olan ihtişamlı bir saray yaptırarak günümüzdeki Hermitage Müzesi olarak bilinen yeri yaptırmıştır. Tüm bunlar üzerine Petersburg 1712’de başkent ilan edilmiştir.  Çar Petro, Osmanlıyla imzalanan anlaşma üzerine, anlaşma hükümlerini yerine getirmeyince Osmanlı, Rusya’ya savaş ilan etti.  III. Ahmet sefer kararı alarak İstanbul’dan Edirne’ye doğru hareket etmiştir. Petro büyük bir endişeye düşerek bir özür mektubu göndermiştir. Bunun üzerine Edirne Anlaşması imzalanarak aradaki gerginliğe geçici olarak son verilmiştir.

Deli Petro Ölümü

Dönemi savaşlarla geçmiş olan Çar I. Petro ise 8 Şubat 1725 günü Üremi sebebiyle hayatını kaybetti.  Son sözleri ise bilincini kaybetmeden önce bir kâğıt ve kalem almıştır. Artık hepsini bırak yazan tamamlanmamış bir notla bu dünyadan ayrılmıştır.  Petro, böylelikle tarih sayfalarında unutulmaz bir yere sahip olmuştur. Rusya siyasi tarihinin en önemli figürlerinden biri olmuştur.