İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Antik Yunan

Antik Yunan Tanrıları ve Mitolojisi

Antik Yunan Tanrıları ve Mitolojisi
+ -

Yunan Tanrıları her zaman, her devirde çekici gelmiştir. Bu yüzden insanlar eski devirlerde bu tanrılar adına heykeller yapmış ve onlara hikayeler yazmışlardır. Fakat bu tanrıların arasında bile özel olanlar vardır. Bunlar en büyük 3 kardeş diye anılan Zeus, Hades ve Poseidon’dur. Bu 3 kardeşin hikayeleri çok özel olduğu gibi kendileri de çok özeldir. Zeus göklerin ve şimşeklerin tanrısı olarak bilinir. Poseidon ise yerin ve denizlerin tanrısı olarak bilinir. Son olarak Hades ise yer altı ve ölülerin tanrısı olarak bilinir.

Yunan mitolojisi tanrıları içerisinde yukarıda değinilen bu 3 kardeşin ayrı bir yeri vardır ama özellikle Zeus hepsinden üstündür. Çünkü o aynı zamanda Olimpos Dağı’nda yaşayan diğer tanrıların kralıdır.

Son olarak Yunan Mitolojisi’nde yer alan tanrılar ile Roma Tanrıları her zaman birbirine karıştırılmıştır. Fakat bu karışıklık doğaldır çünkü tanrıların yaptıkları ve güçleri aynı olmakla birlikte sadece isimleri farklıdır. Yani farklı 2 kültür olan Roma ve Yunan uygarlıkları aynı tanrıları kullanmış ve farklı isim vermişlerdir. Bu bakımdan da Roma Kültürü, Yunan Kültürü’nün en azından dini anlamda devamı sayılmaktadır.

 

Yunan Tanrıları Kralı Zeus

Öncelikle Zeus’un kim ve nasıl biri olduğundan bahsetmek gereklidir. Zeus hem en güçlü tanrıdır hem de diğer tanrıların kralıdır. Bu bakımdan Zeus birçok hikâye de yer almaktadır. Bir kehanete göre Zeus’un diğer kardeşlerini babası Kronos yemiştir. Annesi Rhea ise bu duruma bir son vermek istemektedir. Bu yüzden de Zeus’u kaçırmış ve onu dağlarda yetiştirmiştir. Başka bir kehanete göre ise Zeus doğumundan sonra kaybolmuştur. Fakat yine babası Kronos, kardeşlerini doğumlarından sonra yemiştir. Onu, Amelthea adlı bir keçi yetiştirmiştir. Yetişkinliğe erişen Zeus, geri dönerek babası ile savaşmıştır. Zeus’un babası ile olan savaşı binyıllar boyunca anlatılmıştır. Bu savaştan babasını yenerek galip gelen Zeus, babasının midesini kesip kardeşlerini oradan çıkarmıştır. Zeus bu yüzden Yunan Tanrıları arasında en güçlüsü olarak görülür ve tanrıların dönemini başlattığı için ona kral denmektedir.

Zeus şimşek ve gök gürültüsü tanrısı olarak bilinse de daha önceden yağmur tanrısı olarak da biliniyordu. Aynı zamanda bu özelliği bakımından İskandinav tanrıları ile de benzerliği vardı. Fakat bu başka bir yazının konusu.

Zeus’un tanrı kral olarak nitelendirilmesindeki bir başka özellik de diğer birçok tanrı ve tanrıçanın onun çocukları olmasıdır. Karısı Hera aynı zamanda onun kız kardeşidir. İkisinin evliliğinden birçok tanrı ve tanrıça olduğu gibi Zeus’un başka ilişkileri de olmuştur. Bu ilişkilerden; Apollo, Artemis, Hermes, Persephone, Dionysos, Perseus, Minos ve büyük Herakles gibi tanrı, tanrıca ve yarı tanrılar doğmuştur.

Zeus sanat eserlerinde fiziksel olarak genellikle gri veya siyah sakallı olarak tasvir edilir. Aynı zamanda uzun boylu, kıvırcık saçlı ve güçlü bir adam olarak da yansıtılır. Bu bakımdan insanların Zeus’u ve Zeus’un da insanları sevdiğini söylemek gerekir. Çünkü Zeus sık sık insanların yaşantılarına müdahale etmeyi seven bir tanrıydı. Bu yüzden de insanlar arasında çok sevilirdi.

 

Yerin ve Denizlerin Tanrısı Poseidon

Poseidon, Yunan Tanrıları arasında Zeus’dan sonra en çok bilinen tanrıdır. Poseidon’da tıpkı Hades ve Zeus gibi Kronos ve Rheia’nın oğullarından biridir. O da tıpkı Hades gibi, Zeus babalarını yendiğinde kurtarılmıştır. Bu olaydan sonra Zeus Poseidon’u yerin ve denizlerin tanrısı olarak görevlendirmiştir. Poseidon aynı zamanda Roma Mitolojisi’nde, Neptün adıyla da bilinir.

Poseidon, gücü ve hırsı temsil eder. Bu yönüyle de Yunan Tanrıları arasında farklı bir kişiliğe sahiptir. Silah olarak Trident denilen 3 başlı bir mızrak kullanır. Bu mızrağı yere vurması ile depremler meydana gelir. Bu yönü ile de Poseidon’a karaların ve denizlerin yaratıcısı olarak bakılır ve kendisine çok saygı duyulmuştur.

Poseidon’un eşi Amphitrite’dir ve birlikte denizin altındaki bir sarayda yaşarlar. Fakat Poseidon, yüzeye gidip gelmek için denizatlarının çektiği altın bir araba kullanır. Bu yüzden kendisi atların tanrısı olarak da anılmaktadır. Bunun sonucu olarak da Poseidon adına Antik Yunan’da, birçok at yarışı düzenlenmiştir.

Poseidon’un bilinen en ünlü hikayesi Medusa’ya olan aşkıdır. Athena’ya ait bir tapınakta yaşayan Medusa çok güzel bir kadındır. Poseidon, Medusa’nın bu güzelliğine karşı koyamaz ve tapınakta onunla birlikte olur. Bunun üzerine Athena çok sinirlenir ve Poseidon’a bir şey yapamadığı için Medusa’yı lanetler. Bu lanet yüzünden Medusa’nın saçları yılana dönüşür ve onunla göz göze gelenler taşa dönüşür.

Sonuç olarak Yunan Tanrıları ve Yunan Mitolojisi çok ilginç olayları barındırmaktadır. Tanrılar bir yönleri ile mutlaka insana benzemekte ama başka bir yönleri ile de onlardan tamamen ayrışmaktadır. Bu anlamda felsefi düşünceyi de içeren bu mitoloji bizlere önemli dersler vermektedir.

 

Yer Altı ve Ölülerin Tanrısı Hades

Hades’de Zeus gibi Kronos ve Rheia ‘nın oğullarından biridir. Zeus babasını yendiğinde ve tanrı kral olduğunda kardeşlerinden biri olan Hades’de yer altı ve ölülerin tanrısı olmuştur. Hades’in iki eşi vardır. Bunlar; Demeter ve Zeus’ın kızı Persephone’dir. Yer altının tüm hazineleri Hades’in olduğu için Romalılar ona, kendi dillerinde varlıklı anlamına gelen Plüton adını vermişlerdir. Hades kötü bir tanrı olmasa da eşi Persephone ve kendisi; amansız, korkunç ve insafsız bir tanrı olarak bilinmektedir. Hades, Yunan Tanrıları arasında en kötü üne sahip tanrıdır.

Hades’in bir diğer anlamı da görünmezdir. Onu görünmez yapan bir miğferi olduğu için ona bu şekilde hitap edilmektedir. Aynı zamanda Hades’in, Biden denen iki uçlu bir mızrağı da vardır. Bu mızrağın uçlarından biri ölümü diğeri de yaşamı simgelemektedir.

Hades’in yer altı ve ölüler tanrısı olduğunu söylemiştik. Bu yüzden de yerden çıkan değerli metaller sayesinde aynı zaman da bolluk ve servet tanrısı olarak da bilinir. Bu özelliğinden dolayı Hades, dilediği kişileri zengin, dilediklerini fakir yapmıştır. Fakat Hades’in bilinen en önemli öyküsü, eşi Persephone’yi kaçırmasıdır.