İlginizi Çekebilir
Falih Rıfkı Atay
  1. Ana Sayfa
  2. Türkiye Cumhuriyeti

Refik Halit Karay Kimdir?

Refik Halit Karay Kimdir?
+ -

Refik Halit Karay, Türk hikâyeci ve romancıdır. İttihat ve Terakki iktidarı; Eşref, Şehrah, Kalem ve Cem dergilerinde imzasız veya Kirpi takma adıyla yayımladığı siyasi yazı ve hicivlerinden dolayı tedirgin olmuştur. Mahmud Şevket Paşa’nın katli hadisesiyle suçlanmıştır. 1913 yılında onu da Sinop’a, arkasından 1916 yılında Çorum’a sürgün etti. Bu sürgün kendi isteğiyle önce 1917 yılında Ankara’ya, daha sonra Bilecik’e çevrildi.

Refik Halit Karay’ın Hayatı

1888 yılında İstanbul Beylerbeyi’nde doğan Karay, ilk öğrenimini Vezneciler’deki Şemsülmarif Mektebi ile Göztepe’deki Taşmektep’te okumuştur. 12 yaşında Galatasaray Mekteb-i Sultanisi’ne devam etmiştir. Fakat 6 yıl sonra 1906 yılında mezun olmadan ayrılmıştır.

Karay, meşrutiyet’in ilanı ile birlikte Servet-i Fünun ve Tercüman-ı Hakikat gazetelerinde çalışmıştır. Bir süre sonra Havadis adında bir gazete çıkardı. Karay,  kısa süreki de olsa Fecr-i Ati edebi topluluğu içinde de yer almıştır. Bu süre zarfı içinde Beyoğlu Belediyesi’nde başkatiplikte bulunmuştur. Robert Koleji’nde Türkçe öğretmenliği yapmıştır.

1922 yılında Aydede adı ile yayımladığı bir mizah dergisi çıkarmıştır. Alemdar, Sabah ve Peyam-ı Sabah gazetelerinde siyasi yazılar yazdı. Yapmış olduğu siyasi olaylardan ötürü yine aynı yıl Türkiye’den ayrılarak Suriye’de Cünye kasabasına yerleşti. Karay, burada da geçimini kaleminden kazanmıştır. Yazmış olduğu siyasi yazıları ile Ankara hükümetini memnun ettiğinden önce özel olarak affı söz konusu olsa da bir süre sonra Yüzellilikler hakkında çıkarılan af kanununun yürürlüğe girmesiyle 1938 yılında 16 yıllık sürgün hayatı sona erdi. Bundan sonraki geçimini gazete yazıları, roman tefrikaları ve kitaplarının neşrinden temin etti. Geçirdiği bir ameliyat sonucu 18 Temmuz 1965 tarihinde hayatını kaybetti ve Zincirlikuyu Asri Mezarlığı’na defnedilmiştir.

Özellikleri

Sürgün olarak Anadolu’da uzun yıllar geçirmiştir.  Anadolu insanlarının ilk defa gerçekçi bir gözle edebiyata yansımasına vesile olur. Ustalıkla kullandığı İstanbul Türkçesi, hikayelerindeki her tabakadan Anadolu insanının psikolojisini ve davranışlarını ifadesiyle Milli Edebiyat çığırının başta gelen yazarları arasında yer aldı. Özellikle Memleket Hikayeleri samimi ve gerçekçi üslubuyla Anadolucu edebiyatın ilk önemli ürünlerindendir. Yurt dışındaki sürgün yılları da ona bir taraftan vatan hasretinin en güzel hikayelerini yazdırırken diğer taraftan Türk edebiyatının başarılı egzotik romanlarını kaleme almasına imkan verdi.

Günlük hayatında etrafındaki kişilerin zaaflarını yakalayarak zeki ve iğneleyici nükteler sarf etmiştir. Yer yer onları küçültücü bir dil kullanan, bununla beraber sohbetleri aranan bir şahsiyet olduğu değişik hatıra ve portrelerde anlatılan Refik Halit’in bu üslûbu hiciv yazılarında, hatta roman ve hikayelerinde de dikkati çeker. Böylece Türk toplumunun Meşrutiyet ve Cumhuriyet’le yaşadığı değişmeleri benimsemekle beraber yeni zengin, mirasyedi ve alafranga tipleri hicvetmekten de geri kalmadı.

Başlıca eserleri; Memleket Hikayeleri, Gurbet Hikayeleri, İstanbul’un İçyüzü, Yezid’in Kızı, Çete, Sürgün, Anahtar, Nilgün, Tanrı’ya Şikayet 2000 Yılın Sevgilisi gibi kitapları örnek verilebilir.