İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Osmanlı Devleti

Mimar Sinan Kimdir?

Mimar Sinan Kimdir?
+ -

Mimar Sinan, Osmanlı baş mimarı. Osmanlı’nın Kanuni, Yavuz Sultan Selim, ve III. Murat dönemlerinde birçok türde önemli esere imza attı. Bu dönemlerde baş mimar olarak görev yaptı. ”Ustalık eserim” diye tabir ettiği Edirne’deki Selimiye Camii günümüzde de birçok ziyaretçiye kapılarını açmaktadır. Ayrıca Selimiye Camii Dünya Kültür Mirası listesindedir. Uluslararası Astronomi Birliği’nin 1976 yılında almış olduğu kararla Merkür’deki bir krater Sinan Krateri olarak adlandırılmıştır. 1935 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından kafatası incelenmek üzere alınmış sonraki restorasyon aşamalarında ise kafatası bulunamamıştır. Ayrıca Mimar Sinan günümüz popüler kültüründe 2011 yapımı Muhteşem Yüzyıl dizisinde rol alan sanatçı Gürkan Uygun tarafından vücut bulmuştur.

Mimar Sinan’ın Hayatı

Doğum tarihi kesin olarak bilinmese de 1489 yılında doğmuş olabileceği hakkında görüşler yoğunluktadır. Kayseri’nin Ağırnas Köyü’nde dünyaya gelmiş olan usta mimarın babası Abdülmennan’dır. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin devşirme politikasının yürütüldüğü Yavuz Sultan Selim zamanında Yeniçeri Ocağı’na alındı. Devşirme olarak toplanan gençler arasında yer alan Sinan, Yeniçeri Ocağı’nın en büyük subaylarından biri olur. Dolayısıyla sırasıyla acemioğlan, yeni-çeri, atlı sekban, bölük komutanı, zenberekçibaşı ve haseki unvanlarını alarak yükselir. Askeri alanda da başarılarını gösterebildiği pek çok sefere katılmıştır. Bundan dolayı Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman ile katıldığı savaşlarda sergilediği ustalık padişahların ilgisini çekmiştir.

Bunun bir meyvesi olarak 1539 yılında mimarbaşlığa atanır. Mimar Sinan, Osmanlı İmparatorluğu’nun en geniş topraklara sahip olduğu şaşalı döneminde yaşadı. Dolayısıyla bu geniş toprakların nimetlerinden faydalanırken, şaheserlerini üretme konusunda büyük bir başarı gösterdi. Mimarbaşı olarak görevini yürüttüğü dönemler Kanuni Sultan Süleyman zamanından II.Selim ve III.Murad’a kadar uzanır. Devletin gücünü simgeleyen başyapıtlarının tasarlanmasında ve bu projelerin uygulanmasında büyük rol oynadı. 1588 yılında vefat etti. Ömrünü mimarlığa adamış olan Sinan, hayatı boyunca sayısız eserler verdi. Çok sayıda camii inşa etmiş bunun yanında mescit, medrese, darül-kurra, türbe, imaret, darüşşifa, su yolları, köprüler, kervansaray, hamam, han, gibi bir çok eserler ürettmiştir. Bu eserlerin yükselişi kendinden sonraki pek çok yapıya ilham kaynağı olduğu gibi pek çok mimara da örnek oldu.

Mimar Sinan’ın Mimarlık Anlayışı

İyi bir gözleme ve zekaya sahip olan Sinan, kendinden önceki çeşitli kültürlere ait eserleri incelenmiştir. Katılmış olduğu seferlerde de araştırmalar yapma imkanı bulmuştur. Yalnız Sinan’ın en büyük başarılarından biri de edindiği bilgileri taklit etmeden gözlemlerini sentezleyerek kendi üslubunu oluşturmayı başarmış olmasıdır. Ayasofya’ya uyguladığı kubbe inşası bunun en önemli örneklerinden biridir. Ayrıca Ayasofya’nın ve Beyazıt Camisi’nin mimarisini inceleyip kendi yorumuyla uyguladığı Süleymaniye Camii bu örneklerden bir diğeridir. Mimar Sinan’ın eserlerinde akılcılık ön plandadır. Çizgiler, biçimler ve hacimler yapıda belli bir güzelliğin oluşturduğu her bir ölçüden bazılarıdır.

Yapının statik açıdan dayanıklılığını sağlayan kemeler, ayaklar ve kubbeler sadece bu görev ile inşa edilmez aynı zamanda bu unsurlara yapının estetik açıdan değerini arttıracak formları da kazandırmıştır. İnşa ettiği her bir eseri oran-orantı kurallarına göre oluşturdu. Her şeyi önceden belli bir düzene sokmuş ve planını oluşturmuştur. Mimar Sinan, hiçbir şeyi şansa bırakmayacak kadar akılcı davranmıştır. Yapılarında her bir elemanın bir diğerini takip ettiği görülmüştür. Kesitler, kesilmeler yerine yapılarında bütünlüğü hedefledi. Gördüğü yapılarda fark ettiği problemlerden kendine ders çıkararak, kendi yapılarında bunları gidermeye çalıştı. Yapılarının hepsi kendi içinde anıtsal nitelikler taşımakta aynı zamanda inşa edeceği yapıyı çevresi ile uyumlu hale getirmektedir.

Mimar Sinan’ın Eserlerinden Örnekler

İstanbul’da Haliç’i ve Boğaz’ı görebilecek şekilde konumlandırdığı Süleymaniye Camii, Edirne’de tüm görkemiyle şehrin her yerinden görülebilecek konumda tepeye oturttuğu Selimiye Camii en önemli eserleridir. Ayrıca İstanbul Rüstem Paşa Camii, İstanbul Mihrimah Sultan Camii, İstanbul Haseki Camii, İstanbul İbrahim Paşa Medresesi, İstanbul Sinan Paşa Medresesi, Şehzade Sultan Mehmet Türbesi, Haseki Hürrem Sultan Türbesi, Kılıç Ali Paşa Türbesi, pek çok sayıda imaret, saray, hamam ve külliyelerden örnek ise Haseki Külliyesi ve Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi örnektir.