Amerika

F.B.I Varşova Casusu

1961 yılıydı; yanlış bir hareketin, dünyayı atom savaşına sürükleyeceği bir devre. Amerikan tarihinde ilk defa, bir diplomat bazı gizli vesikaları, demir perde ajanlarına veriyordu. Olay, Varşova’nın karanlık sokaklarında başladı. Bir ara Ren nehrinin ılık ve güneşli kıyılarında durdu, sonra Washington’daki Dışişleri Bakanlığının büyük ve loş ‘bir odasında son buldu.

İrvin C. Scarbeck, 41 yaşında, gözlüklü bir diplomattı, 1952 yılından beri dışişlerinde çalışıyordu.  Çeşitli kademelerde görev aldıktan sonra, 1958 yılında, Varşova Büyükelçiliğine tayin edildi. Vazifesi pek önemli sayılmazdı, elçilik personelinin işlerine bakıyordu. Büyükelçi Jacob Beam, kendi personeline, Washington’la yapılan her nevi haberleşmeyi okumalarını, hatta gizli ve önemli vesikalar hakkında da bilgi sahibi olmalarını söyler, onları bunun için teşvik bile ederdi. Buna rağmen, Scarbeck, ilk yıllarda, pek vazifesi olmadığı için elçilik gizli arşivini karıştırmaz, hatta merkeze gönderilen şifreli telgraflara da bakmazdı. Büyükelçi Beam, aynı zamanda, personelin, zaman zaman, ‘moral seyahatleri’ yapmalarını isterdi.

[Varşova, bir Batılı diplomat için pek de cazip bir yer değildir. Daimi olarak Polonya gizli ajanlarının takibi altındadır, sonra, evlerine, yahut elçilik binalarına yerleştirilmiş gizli dinleme cihazlarından da oldukça şikayetçidirler.]

Scarbeck’in çıkan fırsatlardan yararlanarak seyahate gitmemesi ve son zamanlarda, gecenin ilerlemiş saatlerine kadar, elçilik binasında çalışması, Dışişleri Bakanlığı güvenlik mensuplarından Victor Dikeos’un gözünden kaçmıyordu. Victor Dikeos, personelin durumu kadar, elçilik binasına yerleştirilmiş gizli dinleme cihazlarının bulunması, elçiliğe ait bazı sırların saklanması ile de uğraşırdı.

1961 yılının nisan ayında, Dikeos’a bir haber ulaştı. Scarbeck, bir Polonyalı kız için, Almanya’ya giriş vizesi istemişti. Bu sıralarda Batı Almanya’nın, Polonya ile diplomatik münasebetleri yoktu ve Amerikan konsolosları, Batı Almanya adına, giriş vizesi veriyorlardı. Polonyalı genç kızın, Frankfurt’ta çok hasta bir ağabeyi vardı, genç kız ölmeden önce onu görmek istiyordu.

GİZLİ TAHKİKAT BAŞLIYOR

Victor Dikeos, bu haberden sonra, zihnini kurcalayan bazı noktaları sıralamaya başladı: Polonyalı kız için giriş vizesi istenmesi, Scarbeck’in, birdenbire, Washington’la yapılan haberleşme ve gizli vesikaları okuma isteği, gecenin ilerlemiş saatlerine kadar, arşivi taraması ve iki gün için Frankfurt’a gitmesi… Hemen o gece, Washington’daki Dışişleri Bakanlığı Gizli Ajanlar Şefi William O. Boswell’e ve Batı Almanya’daki Amerikan Elçiliği’nde bulunan gizli ajan Kenneth Knauf’a şifreli birer telgraf çekti. Eğer Scarbeck, Frankfurt’a giderse, Knauf ‘Onu göz hapsine alacaktı. Bunun için de Washington’un tasvibi gerekiyordu. Çünkü, elçilikteki hiç bir ajanın elçilik personelinin özel hayatına karışmaya ve onu takip etmeye hakkı yoktu.

William O. Boswell, telgrafı alır almaz, yardımcısı Charles W. Lyons’la bu durumu görüştü. Lyons, eski bir F.B.I. ajanıydı. Uzun tartışmalarından sonra, Dikeos’a şifreli bir talimat gönderdiler: Scarbeck, göz hapsinde olacaktı, ve Frankfurt’a giderse, takip edilecekti.

13 Nisan günü, Knauf bir telgraf aldı. 12 Nisan gecesi, Scarbeck 1952 model WZ · 01 – 16 plakalı bir Cadillac otomobil ile Varşova’dan ayrılmıştı, ve Frankfurt’taki, Amerikan elçilik personelinin ikametlerine tahsis olunan evlerin birinde kendisi için bir oda ayırtmıştı. Knauf, telgrafı alınca, hemen Scarbeck’in kalacağı evin karşısındaki bir evde, bir yer kiraladı ve takibi tam bir başarıyla yapabilmek için, Alman entelijansından da yardım istedi.

TAKİP SIKLAŞIYOR

13 Nisan gecesi Scarbeck, Frankfurt’a vardı ve doğruca tuttuğu eve indi. Ertesi gün hiç çıkmadı, 15 Nisan sabahı, evden çıktı, otomobiline binip gitti, arkasından da, siyah ufak bir araba hareket etmişti. Bunu pencereden gözleyen Knauf, Alman entelijansının, Scarbeck’in arkasında olduğunu anladı; biraz sonra, ufak telsiz cihazıyla kendisine, Scarbeck’i gözden kaybettiklerini haber verdiler.

İlk zamanlar, takip, Scarbeck şüphelenmesin diye biraz gevşek tutulacaktı. Ama, Alman entelijans memurlarının söyleyecek bir sözü daha vardı: Scarbeck, evden çıktıktan pek az sonra, iki köşe ötede biraz yavaşlamış, orada bekleyen bir genç kızı otomobiline almıştı. Genç kız, esmer, çok zayıf, saçlarım çok kısa kestirmiş biriydi, kırmızı siyah bir İskoç eteklik ve siyah bir deri ceket giyiyordu.

Knauf, haberi hemen Washington’a iletti, Charles Lyons, ona, Scarbeck’in yardımıyla vize alan Polonyalı genç kız hakkında bilgi toplamasını bildirdi. Kızın adı, Urszula Discher idi.

16 Nisan sabahı Scarbeck, gene erken saatlerde evden ayrıldı. Tabii Alman entelijansına ait ufak siyah otomobil de Cadillac’ın arkasından hareket etti. Scarbeck, evden çıkar çıkmaz, Knauf pencereden evi gözetlemeye başladı. Bir zaman geçti, birden evin kapısı yavaşça aralandı, esmer, çok zayıf bir kız çıktı, hızlı hızlı yürüdü, köşeyi dönerek kayboldu. Knauf, hemen tanıdı; bu, Polonyalı kız Urszula Discher’di.

Bu sefer takip oldukça sıkı geçti, durum sık sık Knauf’a telsizle bildiriliyordu. Scarbeck, bir gün önceki köşede yavaşlayarak genç kızı otomobile almış, sonra. Süratle Ren kıyılarına doğru uzaklaşmıştı. Scarbeck ve Polonyalı kız, Ren kıyılarındaki bir motelde eğlenirlerken, Alman entelijansı da boş durmuyor, Urszula Discher hakkında bilgi topluyordu.

POLONYA GİZLİ TEŞKİLATI DURUMU BİLİYOR MU?

Washington’da Lyons ile Boswell, bir noktada tereddütlü görünüyorlardı; acaba Polonya entelijansı Scarbeck ile Urszula arasındaki münasebeti biliyor muydu?

Görünüşte öyle olması gerekiyordu. Önce, Polonya çalışabilecek gençlere, kolay kolay pasaport vermiyordu. Sonra, Scarbeck’in Frankfurt seyahati evvelden kararlaştırılmış hissini uyandırıyordu. Lyons’un fikri şu idi: Urszula Discher, ya bir Polonya gizli ajanıydı, ya da Polonya entelijansı; Scarbeck’le olan münasebetini öğrenmiş ve onu, bu işe zorlamıştı, ama gerçek, Discher’in bir pasaport aldığı ve bunun da her halde, bir şey karşılığı olarak verildiği idi.

Dışişleri Bakanı Dean Rusk ile uzun tartışmalardan sonra, Scarbeck’in şimdilik, görevine devam etmesine karar verdiler, çünkü elde henüz, Scarbeck’in, Polonya entelijansına, gizli vesikalar aktardığına dair kesin deliller yoktu. Bu arada, Polonya elçiliğindeki Dikeos’a şifreli bir telgraf çekildi: Dikeos, elçilik arşivini tarayacak ve ‘çok önemli ve gizli vesikaları’ arşivden temizleyecekti.

Bu işin, Scarbeck Varşova’ya dönmeden önce bitmesi lazımdı. Dikeos hemen, elçilik şifre memuru ile işe koyuldu ve kısa bir zamanda, arşivi istenilen hale getirdi. Varşova’daki Amerikan Büyükelçiliği gizli arşivi hazırdı artık, ama Scarbeck hiç de Varşova’ya dönmeye niyetli görünmüyordu. Frankfurt’tan bir telgraf çekerek, hastalandığını ve bir hafta sonra döneceğini bildirmişti.

21 Nisan günü Scarbeck, her zamanki gibi, Urszula’yı alarak otomobiliyle gezintiye çıkmıştı, Alman entelijansına ait otomobil de peşindeydi. Scarbeck birden arabadan inerek, kendisini takip eden otomobile yaklaştı ve Varşova elçiliğinde ikinci kâtip bulunduğunu, yanındaki kızın da sevgilisi olduğunu ve yakında evleneceklerini söyledi. Sonra neden dolayı kendisini takip ettiklerini sordu.

Alman entelijans memuru, bu söze bir cevap bulamadı, bir şey söyleyemeden oradan uzaklaşmak zorunda kaldı. Durum Knauf’a bildirilince, o da, takibi bir zaman gevşetmelerini bildirdi.

ALMAN POLİSİ DE İŞİN İÇİNDE

Fakat Scarbeck, ertesi günü, mahalli polise giderek, kendisini göz hapsinde tuttuklarından şikayet etti. Fritz Cordes, onun arkadaşıydı ve polis teşkilatında yetkili bir kişiydi. Cordes, polisin bundan haberi olmadığını, hatta otomobillerin kendi teşkilatına· ait bulunmadığını ifade etti.

Scarbeck’in, polis müfettişi Cordes’le olan sıkı dostluğunu Knauf haber alınca, işi biraz daha kurcalamak lüzumunu duydu. Yaptığı tahkikatta, Fritz Cordes’ in, işgal sırasında Amerikan yüksek komiserinin şoförü olduğunu ve Scarbeck’le bu sırada tanıştığını öğrendi. Şimdi sahneye bir de, Fritz Cordes çıkmıştı.

Acaba, o da mı, bu casusluk zincirinin içindeydi? Bu sırada, Knauf, iki şey öğrendi: Scarbeck, Frankfurt’un aşağı mahallelerinin birinde, genç kız için, ucuz bir ev kiralamıştı, sonra Polonyalı Urszula’nın Frankfurt’ta yaşayan bir erkek kardeşi yoktu. Peki, Urszula Discher’e, Almanya’dan, erkek kardeşinin ölmek üzere olduğunu bildiren telgrafı kim çekmişti? Demek, pasaport almadan önce, Polonya polisine gösterdiği telgraf baştan başa uydurma idi. O halde bu meselenin üzerine dikkatle eğilmek zamanı gelmişti.

Şimdi Washington’da Lyons’un zihnini önemli bir nokta kurcalayıp duruyordu. Urszula Discher’in Polonya’ya dönmemesi onun, Polonya entelijansıyla iş birliği yaptığı şüphesini kuvvetlendiriyordu. Hele, Frankfurt’tan çekilen uydurma telgraf, bu tahmini perçinlemekteydi.

Artık, Washington’daki Amerikan entelijansı, bazı gizli vesikaların Demirperde gerisine aktarıldığına kani olmuştu ama, hangi vesikaların olduğunu pek kestiremiyordu. Eğer, şifre, Polonyalıların eline geçmişse, bu Amerikalılara pek pahalıya mal olacak bir hadiseydi. Bütün elçiliklerde kullanılan şifreyi değiştirmek zorunda kalacaklardı.

Scarbeck, 3 Mayıs Günü Varşova’ya döndü, Polonyalı kız Frankfurt’ta kalmıştı. Scarbeck’in dönüşünden sonra, elçilik arşivine hiç uğramaması, tabii, Dikeos’un gözünden kaçmadı, yalnız, Scarbeck, elçilikte çalışan bir Polonyalı müstahdemle gizli gizli konuşuyordu. Belki de Scarbeck’e, elçilik arşivinin temizlendiği fısıldanmıştı.

Washington, bundan sonra, daha fazla durmanın ve beklemenin pek fayda sağlayamayacağı, bir an önce Demirperde gerisine nelerin aktarıldığının öğrenilmesi gerektiği fikrine vardı. Şimdi bütün mesele, hissettirmeden, Scarbeck’i merkeze çekmek ve ağzından, ne gibi vesikaları Polonyalılara verdiği hususunda bilgi almaktı.

TUZAK HAZIRLANIYOR

Bunun üzerine, Dışişleri Bakanlığı Scarbeck’i hemen Napoli’ye tayin ediverdi. Ancak, Napoli’de görevine başlamadan önce, Bonn’a uğrayacak ve bölge hakkında istişare ettikten sonra mutat talimatı almak için Washington’a gidecekti.

Bu arada Knauf’a şifreli bir talimat gönderildi, Knauf, Almanya’da Scarbeck’le konuşacak ve onu itiraf ettirmekten çok, gerçeği öğrenmeye çalışacaktı. Bu plandaki tek tehlike, Scarbeck’in durumdan şüphelenip, Demirperde gerisine kaçmasıydı. İşte o vakit, işler altüst olacak, Amerikan entelijansı, hangi vesikaların, Polonyalıların eline geçtiğini hiç öğrenemeyecekti.

4 Haziran günü Scarbeck, ailesini alıp, Varşova’dan ayrıldı. Karısını ve çocuklarını Dusseldorf’ta bıraktıktan sonra, Bonn’a hareket etti. Ertesi sabah saat 9′ da, Bonn’daki Amerikan Büyükelçiliği’nin kapısından içeri giriyordu. Ancak Alman entelijansı, 5 Haziran sabaha karşı saat S’ te, Urszula Discher’in Frankfurt’ taki evinden çıktığını ve 5 trenine binerek Bonn’a gittiğini tespit etti.

Scarbeck’in elçilikte istişare edeceği memur, tesadüfen Frankfurt’a gitmişti ve yardımcısı James Polk Farber’e, bir talimat bırakmıştı: Scarbeck gelirse, Farber onu Frankfurt’a getirecekti. Knauf, Frankfurt’ta onu bekliyordu. Knauf konsolosluk binasında, bazı meseleler hakkında soru sorarken, öte yandan da Alman entelijansı, polis müfettişi Fritz Cordes ile Urszula Discher’i tevkif etmekle meşguldü. Knauf, sorgusunu birden ciddileştirdi ve Polonyalı kızla olan münasebetini kurcalamaya başladı. Scarbeck önceleri inkâr edecek oldu ama, sonra kızın ‘tevkif edildiğini öğrenince her şeyi anlattı.

Diğer odadaki bir teyp, konuşulanları kaydediyordu. Urszula Discher, bir gün Varşova’daki Amerikan elçiliğine gelerek iş istemiş, onu gören Scarbeck de kızı beğenmişti. Kıza Varşova’da bir ev tutmuş, beraber yaşamaya başlamışlardı ama, Polonya entelijansı bir gün eve baskın yapmış, eğer, Scarbeck, kendi hesaplarına casusluk yapmazsa, durumu büyükelçiye bildireceklerini ve aynı zamanda kızı hapsederek, askerlere tecavüz ettirecekleri tehdidinde bulunmuşlardı. Scarbeck, kızı seviyordu ve ne derlerse yapmaya razı olmuştu.

O sadece, arşivdeki gizli vesikaları alıyor, Polonya entelijansına veriyor, onlar da fotoğraflarını çektikten sonra iade ediyorlardı. Birkaç gün sonra gizli ajanlar refakatinde Scarbeck Washington’a getirildi ve kısa bir muhakeme sonunda 30 yıl hapse mâhkum edildi. Böylece Amerikan diplomasi tarihindeki ilk casusluk olayı kapanmış oluyordu.

Etiketler
Başa dön tuşu